Su kabağına kaç hayat sığar?.. Peki ya su testisine?..

Herkes görmek istediğini görür... Bizim gözlerimiz, daha önce düşünülmemiş olana dönük; gönlümüz "ayakta tutmaktan" yana: Doğal olanı, unutulan tadları, eskide kalanları"hayata yakın" tutmaktan...

'Plastik çağ' öncesi, su kabağının yalnız köylerde değil kasaba hatta taşra şehirlerinde su tası, tuz kabı, kaşıklık, bal-reçel-pekmez kabı, balıkçıların ağ şamandırası olarak kullanıldığını biliyor muydunuz? Peki ya bu ölümsüz bitkinin uzun seferler boyunca Osmanlı Ordusu askerlerinin yanından ayrılmayan bir hayat kaynağı olarak görev yaptığını, yeniçerilerin su matarası olduğunu söylesek?..

Biz, su kabağına ve yanısıra doğal başka malzemelerle ürettiğimiz ve beğeninize sunduğumuz herşeye, "yaşama gerekçemizi" kattık: Zaten aklıbaşında bir insan, "HUZUR"dan başka ne ister ki...

Huzurumuzu paylaşmanız dileklerimizle...

Le Kabbak
"Halikarnas Kabakçısı"